بَلِ اتَّبَعَ الَّذِينَ ظَلَمُوا أَهْوَاءَهُمْ بِغَيْرِ عِلْمٍ ۖ فَمَنْ يَهْدِي مَنْ أَضَلَّ اللَّهُ ۖ وَمَا لَهُمْ مِنْ نَاصِرِينَ
Belit tebeallezıne zalemu ehvaehüm bi ğayri ılm fe mey yehdı men edallellah ve ma lehüm min nasırın
Kelime
Anlamı
Kökü
بَلِ
hayır
اتَّبَعَ
uydular
الَّذِينَ
ظَلَمُوا
zulmedenler
أَهْوَاءَهُمْ
keyiflerine
بِغَيْرِ
olmaksızın
عِلْمٍ
bilgi(leri)
فَمَنْ
kim?
يَهْدِي
yola getirebilir
مَنْ
kimseyi
أَضَلَّ
şaşırttığı
اللَّهُ
Allah’ın
وَمَا
ve yoktur
لَهُمْ
onların
مِنْ
hiçbir
نَاصِرِينَ
yardımcıları

Kelime Mealini Gizle ↑
Filtre:
  • Abdulbaki Gölpınarlı Abdulbaki Gölpınarlı:
    Hayır, o zulmedenler, bilgisizce kendi havalarına uydular; Allah’ın saptırdığı kişiyi kim doğru yola sevkedebilir? Ve onlara bir yardımcı da yoktur.

  • Abdullah Parlıyan Abdullah Parlıyan:
    Yaratılış gayesi dışında yaşamak isteyenler, hiçbir kesin bilgileri olmaksızın kendi arzu ve hevesleri peşinde giderler. Allah’ın bu şekilde saptırdıklarını, kim doğru yola iletebilir ve bu işte kim onlara yardım edebilir.

  • Adem Uğur Adem Uğur:
    Gel gör ki haksızlık edenler, bilgisizce kötü arzularına uydular. Allah’ın saptırdığını kim doğru yola eriştirebilir? Onlar için herhangi bir yardımcı yoktur.

  • Ahmed Hulusi Ahmed Hulusi:
    Hayır, zulmedenler bilgisizce kendi boş istek ve hayallerine tâbi oldular... Allâh’ın saptırdığına hidâyet edecek kimdir? Onlar için yardımcı da yoktur!

  • Ahmet Varol Ahmet Varol:
    Hayır, zulmedenler bilgisizce arzularına uydular. Allah’ın saptırdığını kim doğru yola iletebilir? Onların yardımcıları da yoktur.

  • Ali Bulaç Ali Bulaç:
    Hayır, zulmedenler, hiçbir bilgiye dayanmaksızın kendi heva (istek ve tutku)larına uymuşlardır. Allah’ın saptırdığını kim hidayete erdirebilir? Onların hiçbir yardımcıları yoktur.

  • Ali Fikri Yavuz Ali Fikri Yavuz:
    Doğrusu (şirke varmakla nefislerine) zulmedenler, cahil oldukları halde hevalarına uydular. Artık Allah’ın saptırdığı kimseyi, kim hidayete (Allah’ın dinine) erdirebilir? O kâfirler için (Allah’ın azabını engelliyecek) yardımcılardan da (hiç kimse) bulunmaz.

  • Bayraktar Bayraklı Bayraktar Bayraklı:
    Hayır, zulmedenler, hiç bir bilgiye dayanmaksızın kendi heva (istek ve tutku)larına uymuşlardır. Allah`ın saptırdığını kim hidayete erdirebilir? Onların hiç bir yardımcıları yoktur.

  • Bekir Sadak Bekir Sadak:
    Hayir; zulmedenler, koru korune kendi heveslerine uymuslardir. Allah’in saptirdigi kimseleri kim dogru yola eristirebilir? Onlarin yardimcilari da yoktur.

  • Celal Yıldırım Celal Yıldırım:
    Ne var ki zulmedenler, bilgisizce kendi heveslerine uymuşlardır. Allah’ın saptırdığını kim doğru yola iletebilir? Bu durumda onlara yardımcılar da yoktur.

  • Cemal Külünkoğlu Cemal Külünkoğlu:
    Fakat (inkâr ederek nefsine) zulmedenler hiçbir bilgiye dayanmaksızın kendi heveslerine uymuşlardır. (İnatları yüzünden) Allah`ın sapıklıkta bıraktığı kimseyi kim doğru yola iletebilir? Onların (Allah`ın azabından koruyacak) yardımcıları da yoktur.

  • Diyanet İşleri Diyanet İşleri:
    Fakat, zulmedenler bilgisizce nefislerinin arzularına uydular. Allah’ın (bu şekilde) saptırdığı kimseleri kim doğru yola iletir? Onların hiçbir yardımcıları yoktur.

  • Diyanet Vakfı Diyanet Vakfı:
    Gel gör ki haksızlık edenler, bilgisizce kötü arzularına uydular. Allah’ın saptırdığını kim doğru yola eriştirebilir? Onlar için herhangi bir yardımcı yoktur.

  • Edip Yüksel Edip Yüksel:
    Aslında, zalimler bilgisizce kendi kafalarına uydular. ALLAH’ın saptırdığını kim doğruya iletebilir? Onlara hiç kimse yardım etmez.

  • Elmalılı Hamdi Yazır Elmalılı Hamdi Yazır:
    Fakat zulmedenler, bilgisizce hevalarına uydular. Artık Allah’ın şaşırttığını kim yola getirebilir? Onların yardımcıları da yoktur.

  • Fizil-al il Kuran Fizil-al il Kuran:
    Hayır o zulmedenler körü körüne kendi heveslerine uymuşlardır. Allah’ın saptırdığı kimseyi kim doğru yola iletebilir? Onların yardımcıları da yoktur.

  • Gültekin Onan Gültekin Onan:
    Hayır, zulmedenler, hiç bir bilgiye dayanmaksızın kendi hevalarına uymuşlardır. Tanrı’nın saptırdığını kim hidayete erdirebilir? Onların hiç bir yardımcıları yoktur.

  • Harun Yıldırım Harun Yıldırım:
    Gel gör ki haksızlık edenler, bilgisizce kötü arzularına uydular. Allah’ın saptırdığını kim doğru yola eriştirebilir? Onlar için herhangi bir yardımcı yoktur.

  • Hasan Basri Çantay Hasan Basri Çantay:
    Hayır, o zulmedenler bilgisizce kendi nevalarına tabi’ oldu (lar). Artık Allahın sapdırdığı kimseyi kim doğru yola iletebilir? Onlar için yardımcılardan (hiçbir şey) yokdur.

  • Hayrat Neşriyat Hayrat Neşriyat:
    Hayır! Zulmedenler (nefsânî) arzularına bilgisizce uydu(lar). Artık Allah`ın, (kendi isyânı yüzünden) dalâlete attığını kim hidâyete erdirebilir. Onlar için hiçbir yardımcı da yoktur.

  • İbn-i Kesir İbn-i Kesir:
    Hayır, o zulmedenler; bilgisizce kendi heveslerine uymuşlardır. Allah’ın saptırdığı kimseyi kim doğru yola iletebilir? Onların yardımcıları da yoktur.

  • İlyas Yorulmaz İlyas Yorulmaz:
    Kendi kendilerine zulmedenler, bilgisizce nefislerinin arzularına uydular. Allah’ın sapıklıkta bıraktığını kim doğru yola iletebilir ki? Onlar için yardım eden de yoktur.

  • İskender Ali Mihr İskender Ali Mihr:
    Hayır, zalimler ilim sahibi olmaksızın heveslerine tâbî oldular. Bundan sonra Allah’ın dalâlette bıraktığını kim hidayete erdirebilir? Ve onların yardımcıları da yoktur.

  • Kadri Çelik Kadri Çelik:
    Hayır, zulmetmekte olanlar, hiç bir bilgiye dayanmaksızın kendi hevalarına uymuşlardır. Allah’ın saptırdığını kim hidayete erdirebilir? Onların hiç bir yardımcıları yoktur.

  • Muhammed Esed Muhammed Esed:
    Ne var ki, zulüm işlemeye şartlanmış olanlar bir (hakikat) bilgisine dayanmadan kendi arzu ve heveslerinin peşinde giderler. Allah’ın (bu şekilde) saptırdıklarını kim doğru yola sevk edebilir ve (bu işde) kim onlara yardım edebilir?

  • Mustafa İslamoğlu Mustafa İslamoğlu:
    Hayır, (kendilerine) zulmeden kimseler bilgisiz ve bilinçsizce kendi arzu ve tutkularının peşine takılırlar. Artık Allah`ın (bu şekilde) saptırdıklarını kim doğru yola yöneltebilir ki? Üstelik onlar, herhangi bir yardıma mazhar da olamazlar.

  • Ömer Nasuhi Bilmen Ömer Nasuhi Bilmen:
    Fakat zulmedenler, bilmeksizin kendi hevâlarına tâbi oldular. Artık Allah’ın dalâlete düşürdüğünü kim hidâyete erdirebilir? Ve onlar için yardım edeceklerden (kimse de) yoktur.

  • Ömer Öngüt Ömer Öngüt:
    Hayır! O zulmedenler körü körüne heveslerine uymuşlardır. Allah’ın saptırdığı kimseleri kim doğru yola eriştirebilir? Onların yardımcıları da yoktur.

  • Sadık Türkmen Sadık Türkmen:
    Hayır, zulmedenler bilgisizce kendi tutkularına uydular! Allah’ın (düzelmek istemediği için) sapıklığında bıraktığını, kim doğru yola iletebilir? Onların hiçbir yardımcıları da yoktur.

  • Seyyid Kutub Seyyid Kutub:
    Hayır o zulmedenler körü körüne kendi heveslerine uymuşlardır. Allah’ın saptırdığı kimseyi kim doğru yola iletebilir? Onların yardımcıları da yoktur.

  • Seyyid Kutub Seyyid Kutub:
    بل اتبع الذين ظلموا أهواءهم بغير علم فمن يهدي من أضل الله وما لهم من ناصرين

  • Suat Yıldırım Suat Yıldırım:
    Fakat zalimler bir bilgiye dayanmaksızın, körü körüne heva ve heveslerine tâbi oldular. Allah’ın şaşırttığını artık kim doğru yola getirebilir? Bu işte onlar hiç bir yardımcı bulamazlar.

  • Süleyman Ateş Süleyman Ateş:
    Hayır, zulmedenler, bilgisizce keyiflerine uydular. Allâh’ın şaşırttığını (Allâh’ın gönderdiği hidâyete uymadığı için düştüğü sapıklığında terk ettiği kimseyi) kim yola getirebilir? Onların hiçbir yardımcıları yoktur.

  • Şaban Piriş Şaban Piriş:
    Hayır, O zalimler bilgisizce kendi arzularına uymuşlardır. Allah’ın sapıklıkta bıraktığı kimseye, kim yol gösterir? Onların hiç bir yardımcısı yoktur.

  • Tefhim-ul Kur'an Tefhim-ul Kur'an:
    Hayır, zulmetmekte olanlar, hiç bir bilgiye dayanmaksızın kendi heva (istek ve tutku)larına uymuşlardır. Allah’ın saptırdığını kim hidayete erdirebilir? Onların hiç bir yardımcıları yoktur.

  • Yaşar Nuri Öztürk Yaşar Nuri Öztürk:
    Zulme sapanlarsa ilimsiz bir biçimde keyiflerine uymuşlardır. Allah’ın saptırdığına kim yol gösterecek? Böylelerinin yardımcıları yoktur.

  • Yusuf Ali (İngilizce) Yusuf Ali (İngilizce):
    Nay, the wrong-doers (merely) follow their own lusts, being devoid of knowledge. But who will guide those whom Allah leaves astray? To them there will be no helpers.

Top