وَالْأَرْضَ مَدَدْنَاهَا وَأَلْقَيْنَا فِيهَا رَوَاسِيَ وَأَنْبَتْنَا فِيهَا مِنْ كُلِّ شَيْءٍ مَوْزُونٍ
Vel erda medednaha ve elkayna fıha ravasiye ve embetna fıha min külli şey’im mevzun
Kelime
Anlamı
Kökü
وَالْأَرْضَ
ve arzı
مَدَدْنَاهَا
yaydık
وَأَلْقَيْنَا
ve attık
فِيهَا
oraya
رَوَاسِيَ
sağlam dağlar
وَأَنْبَتْنَا
ve bitirdik
فِيهَا
orada
مِنْ
كُلِّ
her
شَيْءٍ
şey(den)
مَوْزُونٍ
ölçülü mütenasib

Kelime Mealini Gizle ↑
Filtre:
  • Abdulbaki Gölpınarlı Abdulbaki Gölpınarlı:
    Yeryüzünü, enine boyuna döşedik ve orada metîn dağlar yarattık ve oradan, taktîrimize göre, her şeyi bitirdik.

  • Abdullah Parlıyan Abdullah Parlıyan:
    Ve yeryüzünü enine boyuna döşedik de, üzerine yerinden oynatılmaz dağlar yerleştirdik ve herşeyden ölçüsü belirlenmiş ürünler bitirdik.

  • Adem Uğur Adem Uğur:
    Yeri uzatıp yaydık, orada sabit dağlar yerleştirdik, yine orada miktarı ve ölçüsü belirli olan şeyler bitirdik.

  • Ahmed Hulusi Ahmed Hulusi:
    Arzı (bedeni Esmâ özelliklerini açığa çıkaracak organları alacak şekilde) genişlettik! Onda sâbit dağlar (vücuttaki organlar) ilka ettik... Onda her şeyi ölçülü bitirdik.

  • Ahmet Varol Ahmet Varol:
    Yeri de yaydık, üzerine sabit dağlar yerleştirdik ve onda her şeyden belli ölçüde bitirdik.

  • Ali Bulaç Ali Bulaç:
    Yere (gelince,) onu döşeyip-yaydık, onda sarsılmaz-dağlar bıraktık ve onda herşeyden ölçüsü belirlenmiş ürünler bitirdik.

  • Ali Fikri Yavuz Ali Fikri Yavuz:
    Arzı da döşedik ve oraya yerli yerinde dağlar koyduk, orada hikmetle ölçülmüş her şeyden bitkiler bitirdik.

  • Bayraktar Bayraklı Bayraktar Bayraklı:
    Yeryüzünü yaydık, oraya sabit dağlar diktik ve orada her şeyi ölçülü bitirdik.

  • Bekir Sadak Bekir Sadak:
    Yeri yaydik, oraya sabit daglar yerlestirdik, orada her seyi bir olcuye gore bitirdik.

  • Celal Yıldırım Celal Yıldırım:
    Yeryüzünü de yaydık, orada ağırlığı olan sabit dağlar koyduk ve orada ölçülmüş (miktar ve özelliği belirlenmiş) her şeyi yetiştirdik.

  • Cemal Külünkoğlu Cemal Külünkoğlu:
    Yeryüzünü yayıp üzerine yerinden oynatılmaz dağlar yerleştirdik ve orada ölçülü (bir biçimde) her şeyi bitirdik.

  • Diyanet İşleri Diyanet İşleri:
    Yeri de yaydık, ona sabit dağlar yerleştirdik ve orada ölçülü (bir biçimde) her şeyi bitirdik.

  • Diyanet Vakfı Diyanet Vakfı:
    Yeri uzatıp yaydık, orada sabit dağlar yerleştirdik, yine orada miktarı ve ölçüsü belirli olan şeyler bitirdik.

  • Edip Yüksel Edip Yüksel:
    Yeryüzünü genişletip içine sağlam dağlar yerleştirdik ve orada her şeyi mükemmel bir ölçüye göre bitirdik.

  • Elmalılı Hamdi Yazır Elmalılı Hamdi Yazır:
    Yeryüzünü düzgün bir şekilde yarattık ve oraya sabit dağlar yerleştirdik. Orada hikmetle ölçülmüş her şeyden bitkiler bitirdik.

  • Fizil-al il Kuran Fizil-al il Kuran:
    Yerin alanını geniş yaptık, oraya sabit dağlar serpiştirdik ve orada belirli bir ölçü uyarınca her bitkiyi bitirdik.

  • Gültekin Onan Gültekin Onan:
    Yere (gelince,) onu döşeyip yaydık, onda sarsılmaz dağlar bıraktık ve onda her şeyden ölçüsü belirlenmiş ürünler bitirdik.

  • Harun Yıldırım Harun Yıldırım:
    Yeri uzatıp yaydık, orada sabit dağlar yerleştirdik, yine orada miktarı ve ölçüsü belirli olan şeyler bitirdik.

  • Hasan Basri Çantay Hasan Basri Çantay:
    Yeri de (döşeyib) yaydık. Onda sabit dağlar (yaratıb) koyduk, oralarda (hikmet ve maslahatla) ölçülmüş her şeyden (münâsib) nebatlar bitirdik.

  • Hayrat Neşriyat Hayrat Neşriyat:
    Yeryüzünü ise yaydık; oraya sâbit dağlar yerleştirdik ve orada ölçülü herşeyden (her nebâttan) bitirdik.

  • İbn-i Kesir İbn-i Kesir:
    Yeri de döşeyip yaydık. Oraya sabit dağlar yerleştirdik. Ve orada her şeyden ölçülü olarak yetiştirdik.

  • İlyas Yorulmaz İlyas Yorulmaz:
    Yeryüzünü de genişçe yaydık ve üzerine dağları yerleştirdik. Orada her türlü bitkilerden de dengeli bir şekilde bitirdik.

  • İskender Ali Mihr İskender Ali Mihr:
    Ve yeryüzü; onu uzattık (yaydık) ve oraya büyük dağlar koyduk. Ve orada her şeyden (bütün bitkilerden) mevzun (birbiriyle orantılı) olarak bitkiler yetiştirdik.

  • Kadri Çelik Kadri Çelik:
    Yere (gelince,) onu döşeyip yaydık, onda sarsılmaz dağlar bıraktık ve onda her şeyden ölçüsü belirlenmiş ürünler bitirdik.

  • Muhammed Esed Muhammed Esed:
    Ve yeryüzünü yayıp üzerine yerinden oynatılmaz dağlar yerleştirdik; ve orada (hayatın) her türünün dengeli bir biçimde büyüyüp boyvermesini sağladık;

  • Mustafa İslamoğlu Mustafa İslamoğlu:
    Ve yeryüzünü (engebeli arazı yapısıyla) uzatıp genişlettik; zira orada kalkmaz kımıldamaz dağlar yerleştirdik; üstelik orada her türün dengeli bir biçimde büyüyüp gelişeceği (bir canlı hayat) bahşettik.

  • Ömer Nasuhi Bilmen Ömer Nasuhi Bilmen:
    Yeryüzünü de yaydık ve onda sabit dağlar bıraktık. Ve onda her bir ölçülmüş şeyden bitirdik.

  • Ömer Öngüt Ömer Öngüt:
    Yeri döşeyip yaydık. Orada sabit dağlar yerleştirdik. Yine orada miktarı ve ölçüsü belirli olan şeyler bitirdik.

  • Sadık Türkmen Sadık Türkmen:
    Yeryüzünü yaydık, oraya sağlam dağlar yerleştirdik. Orada herşeyden ölçülü bir şekilde bitirdik.

  • Seyyid Kutub Seyyid Kutub:
    Yerin alanını geniş yaptık, oraya sabit dağlar serpiştirdik ve orada belirli bir ölçü uyarınca her bitkiyi bitirdik.

  • Seyyid Kutub Seyyid Kutub:
    والأرض مددناها وألقينا فيها رواسي وأنبتنا فيها من كل شيء موزون

  • Suat Yıldırım Suat Yıldırım:
    Yeri de yaydık, genişlettik ve oraya sağlam dağlar çaktık ve orada hikmetle ölçülmüş olarak her türlü nebatı yetiştirdik.

  • Süleyman Ateş Süleyman Ateş:
    Arzı da yaydık, oraya sağlam dağlar attık ve orada ölçülü mütenâsib şeyler bitirdik.

  • Şaban Piriş Şaban Piriş:
    Yeri de yaydık. Oraya sabit dağlar yerleştirdik. Orada her şeyden ölçülü olarak ürün verdik.

  • Tefhim-ul Kur'an Tefhim-ul Kur'an:
    Yere (gelince,) onu döşeyip yaydık, onda sarsılmaz dağlar bıraktık ve onda her şeyden ölçüsü belirlenmiş ürünler bitirdik.

  • Yaşar Nuri Öztürk Yaşar Nuri Öztürk:
    Yeri yayıp döşedik, ona kuvvetli dağlar diktik ve içinde ölçülü/ahenkli her şeyden bitirdik.

  • Yusuf Ali (İngilizce) Yusuf Ali (İngilizce):
    And the earth We have spread out (like a carpet); set thereon mountains firm and immovable; and produced therein all kinds of things in due balance.

Top